MEMLEKET

MEMLEKETİM

Ezana sesi ile uyandığım,

Gözümü açıp nefesini içime çektiğim

Topraklı yolunda koşarken tozunu arkadan kaldırdığım Memleketim.

 

Yemiş bahçelerinde taş duvar üstünde oturduğum

Güneşini gözlerimle selamladığım,

Deresinde balıkların peşinden koştuğum Memleketim.

 

Avlusunda sabahladığım

Bahçesinde uzanıp hayal kurduğum

Yarin elinden tutup koştuğum

Hasret kokan Memleketim.

 

Dağı, taşı, yeri, göğü saran

Yazı, kışı, baharı birbirini kovalayan

Anasını, babası, evladı ile evleri dolduran

Uçsuz bucaksız memleketim.

 

Canı canana kavuşturan

Rüzgarı ile bayrağı dalgalandıran

Tohumu toprakla buluşturan

Yaman Memleketim..

DATÇA’NIN EN GÜZEL KOYLARI

Ah DATÇA! Kalbimi bıraktığım bir cennet.

Evet, o klişe söz ile giriş yapacağım. ‘Anlatılmaz, Yaşanır.’ Geç tanışıp müptelası olduğum, mavinin elli belki daha fazla tonunu barındıran saklı bir cennet demek abartı olmaz. Ne diyorlardı Sevinci Kıyısı ‘DATÇA’.

Datça, Muğla merkeze yaklaşık 125 km olup 1 saat 45 dk gibi bir zaman diliminde varılmaktadır. Benim için tek olumsuz yanı yollarının çok engebeli ve virajlı olması diyebilirim. Ama siz arabanın sol değil de sağ koltuğunda oturuyorsanız işler biraz daha kolaylaşıyor. Datça’ya yaklaşmaya başladığınızda sağ taraftan mavi cennet yavaş yavaş görünmeye başlıyor. Müziğin sesini biraz daha arttırıp camı hafif açıp rüzgârı yüzünüzde hissetmeye başlıyorsunuz.

Sizde fazla bir mavi var mı?

Fazla bir gökyüzü

Fazla bir Cumartesi

Fazla bir gülüş var mı?

Sizde fazla bir hayat var mı?



                                  Haydar ERGÜLEN                                                          
                                           

Konaklama konusunda benim son 3 yıldır kullandığım uygulama https://www.airbnb.com.tr/tavsiye edebilirim. Bütçenize göre kiralayabileceğiniz ev, yazlık, villa vb. bulunmaktadır. Yeme, içme, kahvaltı, Datça’nın meşhurları nelerdir, bizi tatil dönüşü bekleyenlere hediye neler almalıyıza bir sonraki yazımda değineceğim. Bu yazımı sadece maviliklere ayırdım.

Önceliğim Datça’ya hiç gitmemiş olanlar için Akdeniz’e bakan en güzel 5 koyunu sizler için sıralamak istiyorum. En güzelleri ile başlamak istiyorum ki bir sonraki yaz tatilinde rotanıza nerden başlayacağınıza karar vermekte zorlanmayın.  Su altı makinelerinizi ve selfie çubuklarınızı almayı unutmayın.

DATÇANIN AKDENİZE BAKAN EN GÜZEL 5 KOYU

1.GERENCE KOYU(AKVARYUM KOYU)

Tesisin olmadığı koylardan biri olan Gerence koyu, taşlık yapısı nedeniyle deniz ayakkabısı olmadan yürümeyi biraz zorlaştırıyor. Ancak denize girince çıkma isteğini öldüren berraklığı ile göz kamaştırıyor. Şnorkeliniz alın ve koşarak suya bırakın kendinizi.

2. KURUBÜK

Akdeniz’e bakan tarafta yer alan Kuru bük Gerence koyuna göre biraz daha geniş alana sahip olması şemsiyenizi istediğiniz yere serme fırsatı veriyor. Maviliklerin sizi kendine çağırdığı bu koyun dezavantajı tesis olmamasıdır. Ben gelmeden önce soğuk sandviçler hazırlayarak bu sorunu çözüyorum.

3.KARGI KOYU

Teknelerin yanaşıp günübirlik vakit geçirdikleri koylardan biri Kargı Koyu’dur. Mavi ve yeşilin birbirine karışarak koya ayrı bir hava kattığını söylemeden geçemeyeceğim. En güzel taraflarından biri denize bakan otelin yeşil alanından şezlong ücreti ödeyerek faydalanabiliyorsunuz. Aynı şekilde yeme içme servisi de olması günü biraz daha keyifli hale getiriyor.

4.KIZILBÜK

Kızılbük, Hayıtbükünü görüp devamında topraklı yoldan çıkarak ulaşabileceğiniz bir koydur. Tesisli bir koydur. Koyun tropikal ağaçları görmesi bize sunduğu bonus diyebilirim. Ağaç gölgeliklerin altında ne yapmak istediğiniz tamamen size kalmış. Yeşil gökyüzü, mavi deniz.

5.PALAMUTBÜKÜ

Datça merkezden yaklaşık 30 km mesafede olan Palamutbükü uzun sahili ve renkli taşları ile günü batırmak için biçilmiş kaftan diyebilirim. Denizin sakinliği ve sessizliği sizi hayalleriniz ötesine götürecektir.